EDİTÖR
Feridun YÜKSEL
MATEMATİK VE GEOMETRİ BAĞLAMINDA EL SANATLARI
Eğitim öğretim
hayatı boyunca matematiğe hep ön yargılı yaklaşan, ondan korkan ve uzak duran
kimseler için matematik, sadece sembol ve kurallardan oluşan ve günlük hayatta
nadiren kullanılan bir derstir. Şüphesiz sembol ve kurallar matematiğin bir
parçasıdır ancak kesinlikle tamamı değildir. Matematik genel olarak hayatımızın
her alanında kendini göstermektedir. Mimarlık, resim ve müzik gibi sanat
dalları da matematikle aslında iç içe olan disiplinlerdir.
Sanat,
en genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesidir. Sanat, duygu,
tasarı, güzellik anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım
sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılıktır. Sanatın tanımında geçen
“kullanılan yöntemlerin tamamı" ifadesindeki bir olay veya nesneye bütün
bakış açıları ile yaklaşmak matematiksel düşünce yapısı ile örtüşmektedir.
Matematiğin sanatsal yönü de burada ortaya çıkar. Matematiğin bir dalı olan
geometri, sanat ile bağlantılı olup birbirlerini destekleyen iki bilimdir.
Sanatta geometrinin kullanımı yüzyıllardan beri süregelmiştir
El
sanatları ve buna bağlı olarak üretilen eserler bir bütün olarak “kültür ürünü
”dür. İnsan eliyle oluşageldiğinden, insanın yaşama biçimini de gösteren
göstergelerden biri olarak yaşam biçiminin kültürel miras olarak aktarılmasında
büyük öneme sahiptir. El sanatları dediğimizde çoğunlukla ebru, hat, tezhip
gibi kâğıt ve türevleri üzerinde gördüklerimizin yanında altın, bakır ve gümüş
gibi madenlerin işlenmesiyle ortaya konan sanatlar ve oymacılık, kakmacılık
gibi tahta türü zeminlerin kullanıldığı sanatlar akla gelmektedir. Oya, dantel
ve kumaş desenleri ve halı ve kilim süslemeleri de bu çerçevede ele alınabilir.
Özellikle turistik bölgelerde en çok karşılaşılan fincan ve vazo gibi toprak
ürünleri, sergilediği renk ve desenler nedeniyle en çok dikkat çeken
ürünlerdendir.
El
sanatları üzerindeki süslemeler ve bu süslemelerin sergilediği matematikten
bahsederken karşılaşacağımız kavramların iyi anlaşılması için öncelikle dönüşüm
geometrisi, izometri ve fonksiyon kavramlarının anlaşılması gerekmektedir. Dönüşüm,
bir noktayı veya bir nesneyi ya da en genel haliyle bir sistemi belli bir ilk
durumdan belli bir son duruma dönüştürme işlemi, fonksiyonu olarak
tanımlanmaktadır. İzometri ise, uzunlukları koruyan bir dönüşüm fonksiyonudur.
Temelde üç tane izometri türü vardır: Öteleme (translation), yansıma
(reflection) ve dönme (rotation).
Öteleme örüntülerinin görüntülerinin çok sade ve tasarımlarının kolay olmasından dolayı kuşak süslemelerinde bu örüntülerle sıklıkla karşılaşmaktayız. Yanda verilen İstanbul Şehzade Camii’nin zemin döşemesinde kullanılan halının kenar süslemeleri, sadeliğiyle ve dolayısıyla kolay algılanabilir olmasıyla, kuşak örüntülerinden biri olan öteleme örüntülerine güzel bir örnek oluşturmaktadır.
Sonuç
olarak matematik sadece rakam ve sembollerden oluşan bir disiplin değildir.
Matematik kültürüne sahip olmayan birisi için bu rakamların ve sembollerin bir
anlamı olmayabilir ama bir matematikçi bu rakam ve sembollerden zevk alır,
uğraştığı şeylerde bir estetik, güzellik görür. Matematik kendi iç disiplininde
bir takım güzellik ve estetikleri barındırmasının yanında sanattaki
uygulamaları ile de sanatın her çeşidiyle iç içedir. Belki de matematik ve
sanat ilişkisinin farkında olan toplumlarda matematik öğretimi daha etkin ve
matematiğe bakış açısı daha ön yargısız olacaktır.
KAYNAKLAR:
1- https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1407156
2- https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/31441
3- https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1453427
4- https://www.sosyalarastirmalar.com/articles/the-reflections-of-geometry-on-the-art-of-painting.pdf
5-
https://www.matematiksel.org/islami-motiflerin-karmasik-geometrisi/






Tebrik ederim hocam, çok güzel bir çalışma olmuş. 👏👏👏
YanıtlaSil