5 Mayıs 2022 Perşembe

Çinicilik ve Çini Tabirleri Başlıklı Makalem


EDİTÖR

Ülkü KANBUR

ÇİNİCİLİK VE ÇİNİ TABİRLERİ

                Su ile temas ettiklerinde plastik özellik kazanarak şekillenebilen, kuruduklarında formlarını koruyabilen ve pişirildiklerinde sertlik ve mukavemet kazanan inorganik toprak malzemelerin oluşturduğu yapılar seramik olarak tanımlanmıştır. Seramikler, önceleri her malzeme gibi ihtiyaç doğrultusunda üretilse de sonrasında sanatsal bir kimlik kazanmıştır. Seramik teriminin tanımından yola çıkılacak olursa çinilerin de bu tanıma ne kadar uygun olduğu görülmektedir.

Kelime anlamı “Çine ait” demek olan çini, günümüzde yüzeylerde kaplama olarak kullanılan, bir tür killi topraktan yapılan ve fırında pişirilen, çeşitli renk ve motiflerde süslenmiş sırlı seramik parçasına verilen isimdir. Türk çini sanatının tarihi ilk Müslüman Türk devletlerinden Karahanlılara kadar dayanır. Bu da çini sanatının bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir. Bununla beraber çini sanatı asıl gelişimini Anadolu Selçukluları zamanında göstermiştir. Uygulamada geliştirilen çeşitli tekniklerle zenginleştirilen çini sanatı, iç ve dış mimaride tezyinatın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Çini kullanım şeklinin yanı sıra, çiniler üzerinde görülen yazı, nakış ve desenler de bir önceki dönemin geleneğini ve tecrübesini sürdürmüş, bununla beraber yeni teknik buluşlarla bu sanat dalı daha da zenginleşmiştir.

Türkçe “çini” kelimesinin tarihi Osmanlı döneminden öteye gitmemektedir. Eski kaynaklarda çini yerine “kaşi” ve “sırça” terimlerinin kullanıldığı görülmektedir. Osmanlı’da çininin imal edilmiş olduğu Kaş şehrine (İran’da) nispetle çiniye kaşi; Çin’den getirilen vazo, sürahi, kadeh, fincan, kâse gibi değerli porselenlere de çini denirdi. Ancak daha sonra çini kelimesi daha da genelleştirilerek kaşi kelimesinin yerine de kullanılır oldu. “Çin” kelimesini andıran bu terimin genelleştirilmesinde Çin porselenlerine karşı duyulan hayranlık ve bu bünyeyi anımsatan Osmanlı silisli hamurunun parlak beyazlığının neden olduğu da düşünülmektedir. Bununla beraber pişmiş topraktan yapılan çanak çömleğe eskiden, malzemenin cinsine göre “toprak evani” veya “çini evani” denilirken günümüzde topraktan yapılan kullanım eşyasına seramik veya keramik denilmektedir. Tümü killi topraktan yapılan veya yüksek oranda kil içeren ham maddelerden üretilmiş, yüzeyi parlakça ve en sert seramik grubuna ise “porselen” adı verilmektedir.

Özetle kullanım eşyası olarak yapılan seramiklerle duvar kaplama malzemesi olarak üretilen seramikleri iki ayrı grupta değerlendirebiliriz. Daha çok levha halinde mimari tezyinatta kullanılan duvar kaplama malzemelerini çini, pişmiş topraktan yapılan kullanım eşyasını ise seramik ya da porselen adlarıyla anmak yerinde olacaktır.

Çini ve seramik sanatında uygulanan malzeme ve teknikler hemen hemen aynıdır. Bu malzemeler hamur, boya ve sırdır.

Hamur: Hamurda genel olarak kaolin, kuvars, dolomit, talk, boksit, şamot ve mermer tozu gibi hammaddeler vardır. Seramiği meydana getiren bu maddelerin bileşim miktarı ve pişme derecelerine göre çini, porselen veya cam gibi türler meydana gelir.

Boya: Çini sanatında kullanılan renkler ve boyalar her devirde farklılık göstermektedir. Seramikte genellikle topraktan elde edilen ısıya dayanıklı oksit boyalar kullanılmaktadır. En sık rastladığımız firuze (turkuaz), Türklerin ismiyle bütünleşmiş ve her devirde en sevilen renk olmuştur. Bunun yanı sıra kobalt mavisi, lacivert, mor, yeşil, kırmızı, sarı, siyah ve beyaz renkler de kullanılmıştır. Bu boyalar çininin tekniğine göre bazen sır altına, bazen sır üstüne, bazen de ikisine birden tatbik edilmektedir.

Sır: Seramik hamurunun üzerine sürülen, pişince eriyerek hamurun üzerini kaplayan ve ona cam veya camsı görünüm kazandıran, koruyucu, ince, şeffaf tabakaya sır denir. Sır, en basit haliyle silis, kuvars ve kurşun oksitten meydana gelir. Seramik sırlarında aranan en önemli özellik üzerine çekildiği hamurla fiziki ve kimyevi olarak uyumlu bir şekilde çalışmasıdır. Kaliteli sır, seramik üzerinde çatlamadan ve kavlamadan kalabilen sırdır. Sır içine çinko katılmasıyla mat, çeşitli maden oksitlerin katılmasıyla da renkli sır elde edilir.

 

KAYNAKLAR:

1-      https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/105687

2-      https://www.academia.edu/34943611/%C3%87ini_Sanat%C4%B1_pdf

3-      https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/313612

4-      https://dergi.diyanet.gov.tr/makaledetay.php?ID=27121

5-      https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/203758

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

    Öğrencilerimize proje katılım sertifikalarını verdik. Tüm öğrencilerimizn emeklerine sağlık.  Karpuzlu Anadolu İHL /AYDIN